Scientoloji I Ünlü’lerin Oluşturduğu Din

Sizlere desek ki televizyon ekranlarından tanıdığınız birçok ünlü Hollywood aktörü gizli ve köklü bir
tarikatın üyesi, ne cevap verirdiniz?

Evet! Bu bir şaka değil. Tom Cruise, Nicola Kidman, John Travolta gibi birçok ünlü film oyuncusu
Scientoloji örgütünün üyesidir ve elde ettikleri gelirlerden bu örgüte ciddi pay verdikleri bilinmektedir.

Bu örügüt yine aynı isimle bilinen kiliselere sahiptir ve bilinen kadarı ile lafayette Ron Hubbord tarafından  kurulmuştur. Fakat Ron Hubbord hakkındaki geçmiş şaibler ile doludur. Zira Hubbord’un asıl amacının tarikat kurarak para kazanmak olduğu fikrine kapılmamıza sebep, çok yakın arkadaşı Jack Parsons sayesindedir. Bay Parsens Oto (DİPNOT: OTO: ORDO TEMPLİ ORİENTİS, ŞARK TAPINAK ŞOVALYELERİ) isimli başka bir tarikatta karşımıza çıkan öenmli bir figürdür.

Bay Parsons ve Hubbord para hırsları neticesinde kârlı bir sistemi keşfetmişler ve uygulamaya koymuşlardı.

Bu sinsi planı yine başka şeytani bir tarikatın radikal savunucularından olan ünlü satanist Aleiste Crowley’e Jack Parsons Şu sözlerle itiraf ediyordu;

“yaklaşık üç ay önce Albay L. Ron Hubbord ile tanıştım. Bay Ron maji hiçbir meşru eğitimi olmamasına karşın, bu alanda olağınüstü bir deneyim ve bilgiye sahip. . .

Şimdiye dek tanıştığım en telemik kişi ve bizim ilkelerimize tam olarak uygun. Ayrıca yeniçağın kurulmasına da ilgi duyuyor. . .

Kaynakalrımızı ve ticari girişimlerimizi kontrol etmek için şirket olarak çalışacak bir ortaklığa yatırıyoruz. . . ”

Hubbord gizli tarikatını kurmuş ve insanlara mutluluk getirme vaadiyle yüksek meblağlarda para toplamaya başlamıştı. Örgüt lideri Hubbord, her örgütte olduğu gibi mutlak huzura ulaştıracağını iddia ettiği bir de kitap yayınladı.”Dianetik; Ruh sağlığının Modern Bilimi” isimli bu kitap bibhotik seçme kelimeler ile yazılmış olduğundan  meyilli bir bilince sahip kişiler tarafından okunursa, fizik bedenin vibrasyonel enerjisi düşük olması sebebiyle, okuduğu şeyleri kendi içinde yaşamaya başlamasını sağlıyordu. İşte bu doğrultuda örgüt, mutluluk dileyen birçok kişiye mutluluk götürmüşutür. Tabii bu mutluluk için bir de bedel vardır.

Bu durum tıpkı ABD’nin saval stratejisi gibidir ve önce gözüne kestirdiği ülkeyi, Truva atı gibi, yanlış yönetildiğine. o ülkede demokrasi olmadığına inandırır. Sonra o ülke de karmaşa çıkar, daha sonra ülke lideri isyancıları cezalandırınca tüm dünya devletlerince kınanır. Ülke lideri dirayetli olur ve oyuna gelmezse bu sinsi savaştan kurtulabilir.

Ama göğüs gerip mücadele etmez ise istifa eder ve ülke den kaçar. Sonra o ülkede devrim olur ama huzur yoktur. İşte tam bu sırada ABD devreye girer ve (sözde) ağabeyliğini yaparak o ülkeye demokrasi ve huzur götürme vaadiyle girer. Zaten o ülkede isyanı başlatan üst düzey yetkililer kendi hizmetkârlarıdır. Doğal olarak ülkenin başına bir kukla getirilir ve ABD’nin çıkarları doğrultusunda o ülke küçük bir ABD olmuştur. Buna Lübnan, Irak, Afganistan, Libya gibi ülkeler hatta Saddam Hüseyin ve kudretli lider Kaddafi’nin içler acısı ölümü buna en yakın örneklerdir.

Aynı sinsi strateji şimdilerde ise (yıl 2012) Suriye üzerinde uygulanmakta ve hatta buna Suriye’nin yakın komşusu ve yine 2009-2010 yıllarında Suriye yönetiminin yakın dostu olan Türk hükümeti de alet edilmektedir.

Sicientoloji örgütünün işleyiş prensibi de bir bakıma böyledir. Örgütün kendisine ait wep siteinde şu açıklama dikkat çekemktedir;

“Scientology bireysel anlamda erkek ya da kadınla ilgilidir. Amacı kendisine ve yaşamına dair yeterli bir anlayış düzeyine çıkarmak ve onu içinde bulunduğu koşulları kendisinin uygun gördüğü biçimde geliştirmek için serbest bırakmaktır.”

Scientoloji örgütü hakkındaki karşıt söylemler aslında bu örgütün “para delisi kapalı bir kült” olduğunu iddia etmektedirler. Scientoloji insanlara bir kurtuluş yolu vaad eder ve bu kurtuluşun da elbette önemli bir bedeli vardır. Scientoloji kurtuluşa eriştirme vaadiyle, ruhsal yönden zayıf kişileri milyon dolarlık seanslarla beyin hipnotizması sayesinde rahatlatır fakat bu rahatlatma hipnotize olmuş beynin bir süre sonra çözülmesinden ötürü geçicidir. Bazı psikiyatrlar örgüt lideri Hubbard’ın  bu seanslarının müşterilerin daha çok gelmelerini sağlayan, hap kullanıcılarında olduğu gibi sahte bir coşkunluk hali oluşturabileceğini söylüyordı. Örgüt lideri Hubbard’ın gözü âdeta para bürümüştü ve üst düzey örgüt üyeleri yani seans uygulayacılarına âdeta bir para arsızı edasıyla şu sözleri ediyordu;
“Para kazanın. Daha fazla para kazanı. Para kazanmak için diğerlerinin de çok üretmelerini sağlayın. . . Onları her nasıl ya da neden içeri alırsanız alın, ama mutlaka alın!”

Hubbord tıbbi tezler uygulayarak özel ruh doktorluğu yaptığını iddia ederek, örgüte ait “kilise” ismini verdikleri yerler açsalar da 1971 yılında Fedaral mahkeme Hubbord!ın tedavide uyguladığı birçok tezin safsata ve uydurmadan ibaret olduğu kararına vardı. Üçüncü sınıf bir bilim kurgu yazarı olan Hubbord hayal ettiklerini uygulamaya koymuş olabilir miydi?

Evet, olabilirdi çünkü Hubbord, ruh tedavisi esnasında ruhun kendini dşifre edip etmediğini ölçmek için “ruhsal dedektör” icat etmişti. Fedaral mahkeme her ne kadar Ruhsal dedektörün herhangi bir bilimselliği olmadığı kararına varsa da Hubbard ve ekibi milyon dolarlık seanslarına ve danışmanlık hizmetlerine ruhsal dedektörün sayesinde devam ettiler.

fakat ruhsal dedektörler ya da özel ruhsal seanslar insanlara sadece geçici geçici olarak – hipnotizmanın etkisiyle- huzur getiriyorlardı. Örgütün yapmış olduğu seansların, uydurmaca ve safsata olduğunu iddia edenlerin en çok kanıt olarak sundukları örnek şüphesiz “Lottick Olayı” olarak bilinen olaydır. Örgüt kendileriyle bir şekilde temas eden herkese ulaşıyor ve çok sayıda küçük örgütsel kuruluş ile küresel bir yönetim ağı nezdinde faaliyetlerini sürdürüyorlar. Bilindiği kadarıyla örgütü 45 yaşındaki David Mrscavige yönetiyor.Örgütte en üst brim olan “Dini Teknoloji Merkezi” isimli kuruluş tarafından koordine ediliyorlar.

Scientoloji örgütü çağımızın dinsel -kendilerine göre güçlü örgütlerinden bir tanesi ve görünen o ki, öyle olmaya da devam edecekler. . .

  • Site İçi Yorumlar