Metehan Babası Teoman’ı Neden Öldürdü?

Metehan Babası Teoman’ı Neden Öldürdü

Bu yazımızda Hun İmparatorluğu‘nda yaşanan Metehan‘ın babası Teoman‘ı öldürme olayından bahsedeceğiz. Bunun yanında artık derin devlet serimizi bu yazıyla başlatıyoruz.

Devir, Hun imparatoru Teoman’ın devri, mekân, Teoman’ın av yaptığı ormanlık alan, vakit ise Teoman’ın av vakti. Gerçekleri göremediği için, ama en önemlisi devletin istikbali için, bizzat oğlu Metehan tarafından Teoman’ın öldürülme olayı.

 Olayı en baştan ele alalım. Hun imparatoru Teoman, Çinlilerle zamanında bir barış antlaşması imzalamıştı  ama oğlu Metehan bu antlaşmaya rıza göstermiyordu. Çünkü Teoman onları çok büyük tehlike görmüyordu, fakat oğlu Metehan, Çin ile bir dostluk antlaşmasına girilmesinin yanlış olduğunu savunuyordu. Onların ne kadar dost görünse de aslın da gizli hesaplar içinde olduklarını ve ne pahasına olursa olsun büyük bir yenilgi ile mağlup edilip dize getirilmesini istiyordu. Aksi halde, ileride Türklerin başına bela olacaklarını söylüyordu, fakat Teoman bu korkunun yersiz olduğunu düşünüyordu. Metehan babasının gerçekleri görmediğini düşünüyordu, devletin istikbali için babasını öldürüp tahta geçmeye karar verdi. Çokta beklemedi, hemen o gün işe koyuldu.

Hiç Tereddüt Etmeden İşe Koyuldu

Çıktı babasının çadırından, atladı atına ve çağırdı kendine bağlı tüm adamlarını. Hepsi gelince indi atından, bir süre atına bakıp sevdi, ardından askerlerine dönüp; “Oklarınızı atıma çevirin.” diye emir verdi. Herkes şaşkındı, ne olacaktı ki çünkü bu at onun her şeyi idi. Öyle ki karısından, babasından, hatta kendinden daha çok bu ata değer verirdi, ama yine de hepsi emri dinleyip oklarını ata çevirdiler. Ardından Metehan elini kaldırıp; “Hedef atımdır, vurun!” diye emir verdi. Bazı askerler emri dinleyip atı vursa da çoğu tereddüt etti, çünkü o at Metehan’ın her şeyi idi. Metehan tereddüt edenlerin hepsini yanına çağırıp; “Ben size atımı vurmanızı emretmedim mi?” diye hiddetle sorunca, askerlerden biri; “Ama efendim, o sizin her şey iniz, biz o yüz den tereddüt ettik de vuramadık.” dedi. Metehan güldü. Bir süre bekledi ve yerde yatan cansız atına baktıktan sonra, tereddüt eden on askeri bizzat kendi eliyle öldürdü. Kendisini izleyen diğer askerlere dönüp; “Bir daha oklarınızı bana çevirin ve beni vurun dediğimde vuracaksınız. Emrimi duyduğu halde tereddüt eden olursa, bilsin ki sonu böyle olacaktır.”

Disiplinli Bir Ordu Yetiştirdi

Bu olaydan tam iki yıl geçmişti. Metehan o gün ki disipliniyle öyle bir ordu yetiştirdi ki hepsi birbirinden sadık birer cengâverdi. Bir gün babası Teoman, bin askeriyle ava çıkmıştı. Metehan bunu duyar duymaz, babasının peşine düştü. Babasını gördüğü anda okunu fırlattı ve yanındaki üç bin asker de hiç tereddüt etmeden oklarını, kralları Teoman’a atmışlardı. O gün orada Teoman, tedbirsizliğinin bedelini canıyla ödemişti. Babasını defnettikten sonra tahta Metehan geçmiş ve babasının istihbarı zayıflığını gördüğü için kendisi hemen kendi istihbaratını kurmuş ve devletin her damarına yaymıştı.

Bir sonraki yazımız olan Türk İstihbahratının Doğuşu ve İlk İstihbarat adlı yazımızı okumak için tıklayın.

  • Site İçi Yorumlar
  • Batuhan Demircan6 ay önce
  • Aynen öyle temeller burada atılıyor.

  • Ayhan Aşan7 ay önce
  • Burdan anlıyoruz ki istihbaratın temelleri atılıyor.